Emeginsesi Internet Radio

Counter

 

Anasayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

     
   

Memleketin ekonomik koşullarını kendi gücümüzle iyileştirmek için her alanda elden gelen gayret sarfedilecektir. Çalışkan ve vatanperver Türk işçisinin mevcut ekonomik koşullar çerçevesinde her türlü hakları korunacaktır.

Ancak temiz Türk işçisini sömüren, onları kendi ideolojik görüşleri istikametinde kullanmak için her türlü baskı oyunlarına başvuran, işçinin hakkı yerine kendi menfaatlerini ön planda tutan bazı ağaların bu faaliyetlerine asla müsaade edilmeyecektir.

Tüm işverenlerin iş barışının koşullarını sağlayacak esaslardan ayrılmadan üretimin arttırılması ve ihracata yönelik gayretlerin gelişmesine yardımcı olmaları için her türlü tedbir alınacaktır.

Köylünün, milletimizin efendisi olduğu inancını, kuvveden fii-len çıkarmak için tarım alanında üretimi artıracak bir tarım seferberliği ve fiyat politikası ile gerekli diğer önlemlerin alınmasına, bilhassa önem verilecektir. Türk köylüsünün tarlasından ayrılıp şehir-lere göç etmesini zorlayan ekonomik ve sosyal nedenlere çare  aranacaktır.

Eğitim ve öğretimde Atatürk Milliyetçiliğini yeniden yurdun en ücra köşelerine kadar yaygınlaştıracak tedbirler en kısa zamanda alınacaktır.

Yarının teminatı olan evlatlarımızın Atatürk ilkeleri yerine yabancı ideolojilerle yetişerek sonunda birer anarşist olmasını önleyecek tedbirler alınacaktır. Bu maksatla hepimizin tek tek saygıyla andığımız öğretmenlerimizin Der’li, Bir’li derneklere üye olarak bölünmelerine müsaade edilmeyecektir. Her düzeyde öğrencinin amacı Atatürk ilkeleri ve milliyetçiliği ile pekişmiş ve üretime yönelik bilgi ve becerisini kazanmak olacaktır.

En kıdemsiz erinden, en üst komutanına kadar Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tüm personeli, bu amaçlara ulaşmada devletin iç ve dış tehditlere karşı kollayıcı ve koruyucu gücü olarak siyasetin dışında kalacaktır.

Aziz Yurttaşlarım;

Bir defa daha belirtiyorum ki; Silahlı Kuvvetler aziz Türk Milletinin hakkı olan refah ve mutluluğu, vatan ve milletin bütünlüğü ve gittikçe etkisi azaltılmaya çalışılan Atatürk ilkelerine yeniden güç ve işlerlik kazandırmak, kendi kendini kontrol edemeyen demokrasiyi sağlam temeller üzerine oturtmak, kaybolan Devlet otoritesini yeniden tesis etmek için yönetime el koymak zorunda kalmıştır.

Komutan, subay, astsubay ve erler olarak hepimiz vatan ve. milletin refah ve mutluluğu uğruna her şeyimizi, bu arada hayatımızı dahi seve seve feda etmeye hazırız. Memlekette her zaman bulunabilen ve özellikle son zamanlarda çoğalan kötü niyetli birçok kişi ve kuruluşlar sizlere yalanlar düzerek, bunun aksini söyleyebilecekler ve menfi propagandalara başvurabileceklerdir. Bunlara asla inanmayınız. Bütün uygulamalar milletin gözü önünde yapılacaktır.

Kıymetli Vatandaşlarım;

Her zaman milletiyle bir bütün ve Türk milletinin emrinde olan Türk Silahlı Kuvvetlerine ve yeni yönetime karşı yapılacak her türlü direniş, gösteri ve tutum anında en sert şekilde kırılarak cezalandırılacaktır.

Yurtta kan dökülmemesi için bütün vatandaşlarımın tahriklere kapılmaksızın sükunet içinde yayınlanacak bildiriler doğrultusunda hareket etmelerini ve ikinci bir bildiriye kadar sokağa çıkmamalarını rica ederim.

Vatandaşlarımın birbirlerinin hak ve hukukuna saygılı olmalarını, sevgi içinde kırgınlıklarını unutmalarını, hepimizin bu mübarek topraklar üzerinde aynı haklara sahip bir Türk vatandaşı olduğumuzun idraki içerisinde olarak yeni yönetime yardımcı olmalarını vatanperverlik ve asil karakterlerinden bekler, mutlu ve aydınlık yarınlar dilerim.

Evren, bir parti programı okumuştu sanki. Tek farkla ki bu, yasama ve yürütme yetkileri onun başkanlığında, Kara, Deniz, Hava Kuvveti Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı’ndan oluşan Milli Güvenlik Konseyi tarafından kullanılacak bir cunta programıydı.

Önce programın uygulanmasında bir kısım kıymetli Türk basınını arkasına alıyor ve bir süredir darbe ertesi destek aradığı dinci kesimlere Anayasamızın Türk Vatandaşlarının dini inançlarından ötürü kınamadığını ve unutulmuş ve değişik mezheplere saygısını belirtiyordu. Ve elbette herşeyden önemlisi, NATO dahil tüm ittifak ve anlaşmalara bağlı kalınacağını söylüyordu. Mesaj verilmişti.

Ardından, işçi sömürenin sendika ağaları olduğunu söyleyerek herşeyi çarpıtıyor ve neler uygulayacaklarını sıralıyordu. Darbe yapılmış, tüm sistem durdurulmuş, partiler ve dernekler kapatılmış, siyasal ve ekonomik yönetim tamamen askerlerin eline geçmişti ama, Evren, TV ekranından milyonlarca insanın gözlerine bakarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tüm personeli siyasetin dışında kalacaktır diyordu. Siyasetin ta içine girmişlerdi. Bu apaçık yalandı.

Evren'in bu 12 Eylül günü yaptığı konuşma ve ilan ettiği uygulama programı, 12 Eylül 1973 günü Santiago televizyonunda Augusto Pinochet'nin okuduğu «Yeniden Düzen» programının hemen hemen benzeriydi. Hatta, "Sizi işverenleriniz değil, grevlere kışkırtan sendika yöneticileriniz sömürüyor" diyen Pinochet'den kopyalanan satırlar bile vardı belki de. Şili'de 11 Eylül 1973 hükümet darbesinden sonra subaylar ve onların Amerikalı danışmanları, doğal kaynakların ve tarım ürünlerinin dışsatımına ve yalnızca zenginlerin satın alabilecekleri mamul maddelerin dışalımına dayanan bir ekonomik sistem kurmuşlardı. Şimdi benim de Evren cuntasından beklediğim, bu sisteme ne zaman geçeceğinden öte değildi.

Herşey apaçıktı : Türkiye’nin yıllardır sokulduğu us almaz ekonomik güçlüklerin, sokaklara taşması için gereken her türlü kışkırtmanın yapıldığı anarşik eylemlerin, Doğu ve Güneydoğu’da tezgahlanan ayrılıkçı eylemler, faşist dayatmaların tek bir nedeni vardı. Ülkenin sosyo-ekonomik ve siyasal sisteminin tamamen emperyalizme prangalanması. Bu yöndeki çabalar Guadeloupe doruk toplantısı ile hızlanmıştı. Burada Alman Başbakanı Schmidt'in, Türkiye'nin “baştan sona hatalarla dolu olan ekonomik yapılanmasına çeki düzen verilmesini” çıkışıyla birlikte ülkemizin “Bir daha sorun yaratmayacak şekilde halledilmesi"ne karar verilmişti. Ne ki, bu hallediliş görüntüsel bile olsa hiçbir demokraside hiçbir siyasal parti tarafından harfiyen uygulamazdı. Hiçbir politikacı böyle bir kalkışıma cesaret gösteremezdi. Bu nedenle, artık demokratik kurumlar ve siyaset rafa kaldırılmış, Türkiye’ye çeki düzen vermek için askersel yönetim ilan edilmişti. Bunun kanıtı da Evren’in daha ilk konuşmasıyla ortaya konulmuştu.

Ardından yayınlanan yedi numaralı bildiri yasakları duyuruyordu.

 

1) Siyasi parti faaliyetleri yasaklanmıştır. Parti bina ve tesisleri sıkıyönetim ve garnizon komutanlıklarınca emniyet ve kontrol altına alınacaktır.

2) Kamu düzeni ve genel asayiş gereği olarak DİSK, MİSK ve bunlara bağlı sendikaların faaliyetleri durdurulmuştur. Bu kuruluşların yöneticileri Türk Silahlı Kuvvetlerinin güvencesi altına alınmıştır.

3) Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay hariç diğer bütün derneklerin faaliyetleri durdurulmuştur.

4) Bu hafta sonu yapılacak bütün spor faaliyetleri yasaklanmıştır. Durum ve şartlara göre sıkıyönetim ve garnizon komutanlıklarınca spor faaliyetlerine bilahare izin verilecektir.

5) __aların faaliyetleri ikinci bir emre kadar durdurulmuştur. Güvenlikleri sıkıyönetim ve garnizon komutanlıklarınca sağlanacaktır.

Kenan EVREN
Orgeneral
Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı

 

Sekiz numaralı bildiri ile devlet memurlarının emeklilik işlemleri ikinci bir emre kadar durduruluyordu.

 

Türk Silahlı Kuvvetlerinde, devlet dairelerinde, belediyeler ve KİT’lerde, özerk devlet kuruluşlarında çalışan tüm memur, sözleşmeli ve ücretli personelin emeklilik, istifa ve işten ayrılmaları ile yeniden yapılacak atamalar ikinci bir emre kadar durdurulmuştur. Bu hususlar işlemi tamamlanmış personele tebliğ edilmiyecektir.

Kenan EVREN
Orgeneral
Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkan

 

Dokuz numaralı numaralı bildiride ise, Emniyet teşkilatının Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlandığı duyuruluyordu.

 

1) Emniyet Genel Müdürlüğü tüm teşkilatı ile birlikte 12 Eylül 1980 Cuma gününden itibaren Jandarma Genel Komutanlığının emir ve kuruluşuna verilmiştir.

2) Emniyet Genel Müdürlüğüne, Jandarma Genel Komutan Yardımcılığı uhdesinde kalmak üzere; Korgeneral Hayrettin Tulunay atanmıştır.

Kenan EVREN
Orgeneral
Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkan

 

O sıralarda Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri İlter Türkmen, NATO ülkelerinin Türkiye'deki Büyükelçilerini topluca makamına davet ederek ordunun yönetime el koyması hakkında bilgi veriyor ve askeri yönetimin «Başta NATO olmak üzere Türkiye'nin dahil olduğu ittifaklara ve anlaşmalara sadık kalacağını, bugüne kadar yürütülmüş olan dış ilişkilerde ve ilkelerde herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını» açıklıyordu. Avrupa Konseyi’nde ise Büyükelçi Semih Günver, «İnsan Hakları Beyannamesi’nin 15. Maddesindeki temel hak ve hürriyetlerin, ülkedeki olağanüstü durum nedeniyle askıya alındığını» bildiriyordu. Türkiye, insan haklarının geçerli olmadığı ama NATO, ABD ve emperyalizme bağımlılığın geçerli olduğu bir askersel cunta sürecine girmişti.

İlerleyen saatlerde, Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit'in Gelibolu-Hamzakoy, Necmettin Erbakan’ın İzmir-Uzunada'da "geçici süreyle ikamete alındıkları” anlaşılmıştı. Alparslan Türkeş de Uzunada'ya alınacaktı ama henüz bulunamamıştı. Firardaydı. Türkeş dışındaki parti genel başkanları, evlerinden alınarak Etimesgut Askeri Havaalanına getirilmişlerdi. Ecevit ve Demirel, önce uçakla İstanbul'a, daha sonra helikopterle Çanakkale'ye, Erbakan ise uçakla İzmir'e götürülmüşlerdi. Nazmiye Demirel ile Rahşan Ecevit de eşleriyle birlikte Hamzakoy'a gitmişlerdi. Liderlere sabah tebliğ edilen yazı ise şöyleydi :

 

Yapılan bütün uyarılara rağmen, siyasi partilerin takındıkları uzlaşmaz tutum ve aşırı uçlara sempati gösterilmesi veya destek sağlanması; anarşi, terör ve bölücülüğü büyük boyutlara ulaştırarak ülkemizi parçalanma noktasına getirmiştir.

Türk Silahlı Kuvvetleri, ülke bütünlüğünü korumak, milli birlik ve beraberliği sağlamak, muhtemel

bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek Devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin işlemesine mani olan sebepleri ortadan kaldırmak maksadıyla, İç Hizmet Yasasının kendisine tevdi ettiği Cumhuriyeti kollama ve koruma yetkisine dayanarak yüce Türk Milleti adına ülke yönetimine el koymuştur.

Parlamento ve Hükümet feshedilmiş, siyasi faaliyetler durdurulmuştur. Parlamento üyeliği sıfatınız kaldırılmıştır. Hiçbir konuda beyanat vermeye yetkiniz yoktur.

Can güvenliğiniz Türk Silahlı Kuvvetlerinin teminatı altındadır. Bu maksatla, emniyet içinde evinizden havaalanına götürülecek, oradan uçakla (Hamzakoy/Gelibolu'ya) (Uzunada/İzmir) gideceksiniz. Arzu ettiğiniz takdirde ailenizi de yanınızda götürebilirsiniz. Geçici bir süre ikamet edeceğiniz adres aşağıdadır. Bir saat içinde hazırlanıp harekete hazır olduğunuzu güvenliğiniz için gelen subaya bildiriniz. Talimatı getiren subayın ikazlarına uyunuz.

Bu talimat ile belirtilenler dışındaki her türlü tutum ve davranışınız suçtur.

Rica ederim.

Kenan EVREN
Orgeneral
Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkan
 

Sermayenin en gerici dayatması açık faşizm süreci böylece işlemeye başlamıştı.
 

Devami

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   

 

 

herhangi bir sorun cikarsa E.Mail.Yaziniz

Free Web Hosting